HOME
FORUM
Account
Untitled Document
info   
  
Ziyaretci
38.107.179.244
Nickiniz:

Şifre:



Üyelikler:
Bügün: 0
Dün: 0
Bu Ay: 0
Bu Sene: 21
Tolam Üyeler: 387
Yeni Üyeler:
Online Üyeler:
  Ziyaretciler: 6
38.107.xxx.xxx
38.107.xxx.xxx
38.107.xxx.xxx
38.107.xxx.xxx
38.107.xxx.xxx

  Toplam Üyeler: 6
Site Saati:
May 20, 2012
08:42 pm EEST
Untitled Document
Gazete Başlıkları   
  
Gazete Başlıkları
Untitled Document
TEREKEME ALBÜM   
" /> " /> " /> " /> " /> Garapapag.Com :: - Fransa'nın Cezayir ve Ruanda katliamları
Main  •  FAQ  •  Search  •  User Groups  •  Profile  •  Members List  •  Private Messages
Arcade  •  Attachments  •  Buddy List  •  Ranks  •  Rules  •  Smilies List  •  Statistics  •  Staff


 
En Son Konu Ve Cevaplar   Next 6 >>  
 Forum   Yazar   Cevap   Son Mesaj 
Sitemiz Açılmıştır Hayırlı Olsun Duyurular ve Yardım admin 16 Sal Eyl 07, 2010 6:48 am
ATAMAN Son gönderilen mesajlar
Türklerle Yapılan Îlk Savaş İslam Tarihi ATAMAN 0 Sal Nis 03, 2012 10:32 am
ATAMAN Son gönderilen mesajlar
Hz Muhammet ve Siması İSLAM ATAMAN 10 Per Mar 29, 2012 11:23 am
ATAMAN Son gönderilen mesajlar
Casus Yazılım Bilim-Teknoloji-Bilgisayar ATAMAN 3 Pzr Oca 29, 2012 12:56 am
ATAMAN Son gönderilen mesajlar
Fransa'nın Cezayir ve Ruanda katliamları Kanlı Sayfalar ve İsyanlar ATAMAN 1 Per Arl 22, 2011 8:22 am
ATAMAN Son gönderilen mesajlar
Türk Pramitleri Gizemli Tarih ATAMAN 1 Per Ekm 20, 2011 12:07 am
ATAMAN Son gönderilen mesajlar

Fransa'nın Cezayir ve Ruanda katliamları

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   Yazdırılabilir Sayfa    UserNuke Mesaj Panosu Ana Sayfa -> Kanlı Sayfalar ve İsyanlar
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
ATAMAN
Site Admin
Site Admin



Kayıt: Mar 22, 2008
Mesajlar: 754
Şehir: KARS

Durum: BağlıDeğil
MesajTarih: Per Arl 22, 2011 8:11 am Mesaj konusu: Fransa'nın Cezayir ve Ruanda katliamları Alıntıyla Cevap Gönder


                Fransa'nın Cezayir ve Ruanda katliamları


Fransızlar geçmişte sömürgelerinde yaptıkları katliamları bilinirler. Cezayir'den 1.5 milyon insanı katlettiler. Ruanda'da 90'lı yıllarda Hutu ve Tutsi kabilelerinin birbirlerini katletmelerine yardımcı oldular. İşte, Fransa'nın kanlı tarihi...

Fransa'nın tarihi soykırım ve katliamlarla dolu. 1830' da sömürge olarak işgal ettikleri Cezayir' de her türlü insanlık suçunu çekinmeden işleyen Fransızlar, 1962' de bağımsızlığını kazanana kadar ülkede çeşitli soykırımlar ve katliamlar gerçekleştirdi.

Bağımsızlık savaşı veren yüzbinlerce Cezayirliyi katleden Fransızların 2.5 milyon Cezayirliyi tehcire tabi tuttukları biliniyor. Cezayir' de 100 yılı aşkın süre her türlü insanlık suçunu işleyen Fransızların bağımsızlık savaşında 8 bin köyü yok ettiği de çeşitli kaynaklarda yer alıyor.

Fransız katliamları sadece Cezayir ile sınır değil. Ruanda' da 1994 yılında yaşanan soykırımda yüzbinlerce Tutsinin Hutular tarafından öldürülmesinin insanlık tarihinin en korkunç olaylarından birisi olarak belleklerde yer alıyor. Yakın tarihin en korkunç insanlık suçunda Fransızların parmağı dünya kamuoyu tarafından biliniyor. Ruanda' da görev yapmış emekli Fransız subayı, Fransa askerlerinin, 1994' te Ruanda' da soykırım yapmakla suçlanan Hutu milislerine silah eğitimi verdiğini itiraf etmesi tarihi birçok kanlı olayla dolu Fransızlar tarihinin en büyük lekelerinden biri olacak nitelikte.

Tarihin utanç sayfalarından birine ait bu görüntüler. Çadırın önünde ellerini kaldırmış, silahsız, savunmasız bir Cezayirli... Kendisiyle konuşulmasını bekliyor. Ancak Fransız askerlerinden gelen, acımasız bir kurşun. Genç kadın için hayatının en korkunç günü. Tecavüze uğradığı iki Fransız askerinin arasında ve çıplak. Askerler, soykırım gününün anısına, ırzlarına geçtikleri kadınla hatıra fotoğrafı çektiriyor. Ve sokaklar... Sorgusuz sualsiz öldürülen Cezayirliler... Tek suçları, Cezayirli doğmak.....



8 MAYIS 1945, CEZAYİR SOYKIRIM GÜNÜ

Bu tüyler ürperten görüntüler, tarihin utanç sayfalarında kayıtlı. Yıl 1945.. Günlerden 8 Mayıs.. Fransa için kurtuluş, Cezayir için soykırım günü. Fransız sömürgesi Cezayir, Nazi Almanyası tarafından işgal edilen Fransa'nın kurtuluşu için gençlerini savaşa gönderdi. Karşılığında sadece bağımsızlığını istedi Fransa'dan. Fransa teklifi kabul etti. Almanya'yı, Cezayirli askerlerin desteğiyle yendi.






GÜNLERCE SÜREN KATLİAM

Fransa'nın zaferi, Cezayir'de bayram coşkusuyla kutlandı. Sokaklara dökülen halk, kendilerine verilen bağımsızlık sözünün tutulacağı düşüncesiyle, kutlama yürüyüşleri düzenledi. Ancak Fransa, verdiği sözü tutmadı. Yürüyüşe katılan halkın üzerine işgalci Fransız askerleri tarafından ateş açıldı. Katliam günlerce sürdü. Masum insanlar, evlerinden alınarak kurşuna dizildi. Köyler ve kasabalar bombalarla yerle bir edildi.

İNSANLIĞIN BİTTİĞİ ANLAR....

Fransız askerleri, tek suçları ülkelerinin bağımsızlığını istemek olan yaklaşık 45 bin Cezayirliyi katletti. Kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden onbinerce Cezayirli, Fransız askerlerinin kurşunlarıyla can verdi.

ÖLDÜRMEK YETMEDİ TECAVÜZ ETTİLER

ÖLDÜRMEK YETMEDİ TECAVÜZ ETTİLER
Askerler, yolda karşılarına çıkan Cezayirlileri rastgele öldürdü. Öldürmekle yetinmeyen Fransız askerleri, Cezayirli müslüman kadınlara tecavüz etti. İşte hortumla yıkanan bir kadın. Askerler, kadını tecavüze hazırlıyor. Ve bir başka genç kadın. Irzına geçen askerlerin arasında ve çıplak. Askerler, zorla, kadının fotoğrafını çekiyor.

Cezayir'de bunlar olurken, Fransa'nın savaşı kazanması için ölümü göze alan Cezayirli gençler ülkelerine dönüyordu. Bağımsızlık hayaliyle yola çıkan gençler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Onları, ölümün ve korkunun kol gezdiği sokaklar karşıladı.

HİTLER'İN FIRINLARI GİBİ...

Katledilen onbinlerce Cezayirlinin bir kısmı şehir dışında açılan dev çukurlara gömüldü. Bir kısmı ise, kamyonlara doldurularak kireç fırınlarında yakılmaya götürüldü. Cezayirlilerin cesetleri, Nazi fırınlarına benzeyen ölüm fırınlarında yakıldı. 1945 yılı, tarihe, Fransa'nın utanç yılı olarak kazındı. Tarih sayfalarına utanç olarak geçen bu katliam, Fransa tarafından görmezden geliniyor. Cezayir hükümeti, Fransa hükümetinden katliam konusunda defalarca özür talebinde bulunmasına rağmen, Fransa bu ayıbı bu güne kadar kabullenmedi.

FRANSA'NIN RUANDA KATLİAMI BELGELENDİ

Ruanda Araştırma Komisyonu, hazırladığı 500 sayfalık raporunda, “AB Dönem Başkanı” Fransa'nın bu ülkede, 1994'te yapılan soykırıma faal olarak katıldığına yönelik ithamlarına ilk defa resmiyet kazandırdı. BM verilerine göre 1994 yılının haziran-ağustos döneminde Ruanda'da 800 bin Tutsi ve ılımlı Hutu'nun ölümüyle sonuçlanan soykırım hakkında bir araştırma komisyonu oluşturulmuştu. Rapor, Fransa ve Avrupa'da bomba etkisi yarattı. Türkiye'yi her fırsatta sözde Ermeni soykırımı ile suçlayan Fransa'nın Ruanda'da soykırım hazırlıklarından haberdar olduğu, bu hazırlıklara katıldığı, cinayetlerde faal rol oynadığı belirtiliyor. Bölgedeki “insani yardım operasyonlarına” katılan Fransız askeri birimleri, soykırıma doğrudan destek vermekle suçlanıyor.


 

ÖLÜM LİSTESİ HAZIRLAMIŞ

Raporda Fransa ayrıca, soykırımcılara istihbarat, strateji, askeri eğitim desteği sağlamakla, “öldürülecek kişilerin listesinin belirlenmesine katkıda bulunmakla”, “silah temin etmekle” suçlanıyor. Komisyon, raporunda, Ruanda hükümetine, “Fransa devletine karşı uluslararası kurumlarda suç duyurusunda bulunmasını ve dava açmasını” öneriyor. Fransa, çeşitli yöntemlerle Ruanda hükümetine baskılar yaparak söz konusu soykırım suçlamalarına resmiyet kazandırılmaması için çaba harcıyordu.

 


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
ATAMAN
Site Admin
Site Admin



Kayıt: Mar 22, 2008
Mesajlar: 754
Şehir: KARS

Durum: BağlıDeğil
MesajTarih: Per Arl 22, 2011 8:22 am Mesaj konusu: Re: Fransa'nın Cezayir ve Ruanda katliamları Alıntıyla Cevap Gönder

Ruanda Katliamı
 
       
Ruanda, Orta Afrika’da Büyük Göller Bölgesi’nde yer alan bir ülkedir. Doğal kaynaklar bakımından pek bir zenginliğe sahip olmayan ülke, bu özelliğinden ötürü herhangi bir çıkara hizmet edemediği için dünya ülkeleri tarafından önemsenmemiştir.

Ruanda 1890’da yapılan Berlin Konferansı’nda alınan bir kararla Almanya’ya verildi. Almanya bu fakir bölgenin kendi payına düşmesinden pek memnun olmadı ve bölgeyle ilgilenmedi. I. Dünya Savaşı’nın ardından Ruanda Belçika’ya verildi. Belçika bölge ile yakından ilgilendi ve işkence yoluyla bölge halkını istediği biçimde çalıştırmaya zorladı.

Ruanda, o tarihlerde Hutu (%90), Tutsi (%9)ve Pigmeler (%1) olmak üzere üç farklı etnik yapıyı içinde barındırıyordu. Ancak Belçika, bölge hâkimiyetini elde ettikten sonra, uzun yıllar bir arada yaşayan ve ortak kültürü paylaşan halkı ırksal anlamda ayrımcılığa tabi tutarak etnik milliyetçilik hastalığını yaymış oldu.
Belçika, atmış olduğu bu ayrımcılık tohumları ile o zamana kadar bir arada yaşayan halkın geçmiş kültürünü, maddi ve manevi değerlerini de yok saydı.
Belçika ülkede yaşayan uzun boylu, güzel görünümlü ve zengin olan insanları Tutsi ırkından sayarken, diğer insanları da Hutu olarak belirledi ve Tutsi ırkını diğerlerinden üstün bir konuma getirdi. Bu dönemde Tutsiler çalışma alanından, eğitim alanına kadar rahat koşullarda yaşamlarını sürdürürken, adilane olmayan bir tutumla Hutular en kötü koşullarda yaşam mücadelesi verdiler.

Belçika 1950’li yıllarda II. Dünya Savaşı’nın ardından özgürlükçü akımların güçlenmesi üzerine o zamana kadar izlediği politikasını değiştirerek sayıca üstün olan Hutuları desteklemeye başladı.  Bu süreçte bağımsızlığa hazırlamak amacıyla Ruanda, Birleşmiş Milletlerin himayesine verildi ve bölgede bir seçim gerçekleşti. Uzun yıllar sosyal hayatın tamamen dışına itilen Hutular, Hutu milliyetçisi PARMEHUTU Hareketi’yle (Hutu Özgürlük Hareketi) iktidara geldiler. Yapılan seçimlerden hemen sonra, politikasını değiştiren Belçika hükümetinin desteğiyle Hutular, ırkçı bir tutumla Tutsilere karşı acımasız uygulamalarda bulundular. Bunun sonucunda 20 bin ila 100 bin arasında Tutsi öldürüldü, 160 bin kadarı da komşu ülkelere, Tanzanya ve Uganda'ya sığındı. Bu süreçte komşu ülkelerde Tutsi nüfusu 500 binlere kadar ulaştı. Daha önce kendi ülkelerinde üst düzey kadrolarda görev yapan Tutsi mültecileri sığındıkları ülkelerde de önemli konumlara gelerek ülkelerine geri dönüş yapmak için organize oldular ve RYB (Ruanda Yurtsever Birliği)’yi kurdular. Ancak bu örgütlenmenin politik bir sonuç doğurmaması üzerine RYB ile Hutular arasında iç savaş yaşandı. 1990-92 yıllarında yaşanan bu savaş, BM’nin müdahalesiyle geçici olarak durdurulsa da Hutular “kalıcı bir çözüm”den yana olduklarını göstermek için Interahamwe adı verilen yerel yarı-askeri örgütler kurmaya başladılar. Interahamwe örgütü ülkenin bütün bölgelerinde yaşayan Tutsi ve ılımlı Hutuları fişlemeye başladılar. Bu sırada aşırı milliyetçi Hutular ekonomik olarak yeterli olmadıklarından dolayı Çin’e yüzbinlerce satır siparişinde bulundular. Örgüt aslında bir soykırıma hazırlanırken, bu satırları “böcek” avında kullanacağını ifade etti.
6 Nisan 1994’e gelindiğinde tarih, yaşanan en kanlı katliamlardan birine tanık oldu. O gün, bir Hutu olan Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana'nın uçağı düşürüldü ve Hutular bu suikastten Tutsileri sorumlu tuttular. Bu bahaneyle Interahamwe üyeleri daha önce fişlemiş oldukları Tutsi ve ılımlı Hutular ellerindeki listeye bakarak acımasızca katletmeye başladılar.

Bu korkunç katliam sırasında Hutular ellerine geçirdikleri bütün kesici aletleri Tutsileri öldürmekte kullandılar. Okullarda, hastanelerde ve kiliselerde bulunan Tutsiler, ırkçı Hutular tarafından cellâtlarına teslim ediliyorlardı.
Bölge tamamen cesetle dolmuşken, köpeklerin cesetlere saldırmasına sinirlenen Hutular neredeyse bütün köpekleri de yok ettiler. Aşırı milliyetçi Hutular yüz gün içinde 800.000’e yakın insanı hunharca katlettiler. Ayrıca bununla da kalmayıp Tutsilerin geçim kaynaklarını telef ettiler. Böylece bölgedeki ekili alanların tamamı kullanılamaz hale geldi.
Bu kısa zaman diliminde yüzbinler katledilirken ne hazindir ki dünya devletleri, demokrasi ve barışın teminatı olduğu iddiasındaki BM, ABD ve Avrupa ülkeleri bu kanlı soykırımı engellemekten geri durdular.

Katliamın yoğun biçimde yaşandığı sırada, katliam haberini alan RYB örgütü askeri birlikleri bölgeye girme kararı alınca o zamana kadar olaya müdahil olmayan Fransa ani bir kararla askeri birliklerini bölgeye yolladı. Bölgede hızla ilerleyen Fransız askerleri Kigali’nin batısından Kongo’ya kadar olan bölgenin yönetimini ele geçirerek RYB örgüt üyelerinin ülkeye girmesine engel oldu ve Hutulara silah yardımı sağladı. Fransa’nın bu akıl almaz stratejisi sonucu katliam perçinleşti ve BM de seyirci kaldı. Ayrıca Fransa eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand;  “O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil” şeklinde bir açıklama yaptı.

Soykırımın engellenebileceği muhtemelken, olaydan uzak duran bir diğer isim de ABD Hükümeti. ABD, bölgede 10 BM askerinin öldürülmesini öne sürerek, BM Barış Gücü’nün olay yerinden ayrılması noktasında baskı uygulayarak, bölgeden çekilmesini sağladı. Bu da etkili bir faktör olarak, katliamın şiddetlenmesinde büyük bir rol oynadı.

1994 gibi yakın bir tarihte engellenmesi mümkünken seyirci kalınan korkunç soykırım yüzbinlerin hayatını kaybetmesine, hayatta kalanların ise psikolojik, sosyal ve ekonomik anlamda büyük bir tahribat yaşamasına sebep oldu.

Olayların ardından bölgeye politik ve ekonomik alanda yardım sağlansa da, halk yaşadığı şoku atlatamamış ve toparlanamamıştır.
Soykırımdan sonra 1999 yılında ilk seçimler yapılmış ancak siyasi istikrar sözkonusu olmamıştır. Ülkede bozulan düzen, tahrip edilen geçim kaynakları ve devlet yapısı uzun süre halkın bir kaos ortamında yaşamasına sebep olurken, nihayet 31 Mart 2005 yılında Interahamwe'nın ardından kurulan Demokratik ve Özgürlükçü Ruanda Güçleri (FDLR), soykırımı kınayarak iç savaşa son verdiğini açıklamıştır.

Yaşanan soykırım beyaz perdeye de yansımış ve olayı konu edinen Otel Ruanda ve Shooting Dogs isminde iki film çekilmiştir.





       


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:
Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder   Yazdırılabilir Sayfa UserNuke Mesaj Panosu Ana Sayfa ->  Kanlı Sayfalar ve İsyanlar Zaman Sizin Bilgisayar Zamanıylan Ayarlandı
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz


Powered by phpBB © 2001-2003 phpBB Group

Nuke Evolution Conversion By: Evo-United.com
AOG_XTC Designed by ART OF GAMING Copyright of artofgaming.co.uk,

Art Of Gaming
Forums ©


Spambot Killer
Site Map

[News Feed] [Forums Feed] [Downloads Feed] [Web Links Feed] [Validate robots.txt]


Türkçeye Çeviri Ve Destek UserNuke.Com --*--PHP-Nuke Copyright © 2006 by Francisco Burzi.
All logos, trademarks and posts in this site are property of their respective owners, all the rest © 2006 by the site owner.
Powered by Nuke-Evolution.

[ Sayfa Üretimi: 0.22 Saniye | Memory Usage: 8.45 MB ]

.